-------------------------MUTLU AKŞAMLARRRRRR:=====)))))))))))))))))))))))))

SOFİ034.JPG

 
 
 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

_____________ Kolay kazanılan, kolay kaybedilir._____________

sofia.jpg

 

 
Kavak Ağacı ile Kabak:

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
—Sen kaç ayda bu hale geldi...n ağaç?
—On yı...
lda, demiş kavak.
—On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
—Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
—Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
—Neler oluyor bana ağaç?
—Ölüyorsun, demiş kavak.
—Niçin?
—Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.

Ders: Çalışmadan, emek harcamadan gelinen nokta, başarı sayılmaz. Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır..!

 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

____________________Öylesine bir gündü_____________________

77010301940199662965.gif

Öyle acımasızdı ki geceler, 77010301940199662965.gifgökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim.77010301940199662965.gif
Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum.
Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.
Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu.3aaak2j.gif
Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp "Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin" demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum.LP1H5QCAL8AIFECA36UZMACA2QDHBPCA9U32ODCA84P66QCARCMAZTCARXCR73CAILH9BGCAK1BJI1CADXODR8CARCD3KDCARBUA2GCAUIVZGKCAX8QNCHCAHAPS0JCAR5R3B4CAOM7BYXCAATM5I2.jpg
Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu.
Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum.
Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık.
İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum.
Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum.

 

1-1-ist çiçekleri.jpg

"Ya sen olmasaydın" diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın.
Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim.

 
 
 17v142.jpg
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

--------------------- kalp---------------------------------------

Bir kalbi kalp yapan, o kalbin içinde hayat bulanlardır...
Kalbimizdeki neyse biz oyuz aslında...
Kalbin neredeyse, orası seninledir...
Kişi Sevdiği ile Beraberdir.
1..sofia...jpg
 
sevgiyle kalın her zaman:)))))))


 
 
 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

...................Eğer.....................................

2b7071c0dd5430850a5d5cdin7(1).png

O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... 28wl3.gifömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz..2kelebek9ufwx7.gif. ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.(Resmi göremiyorsanız üye olunuz) Resmin ismi:  akrep.jpg Görüntüleme: 627 Büyüklüğü:  17,3 KB (Kilobyte)

 sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, 


sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

 ve O, her durduğunuz yerde duruyor,

 her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,

 hüzünlendikçe ağlıyorsa...

 dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu

 bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...

 hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,

 O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

 her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...

 her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa... ros077ra8.gif

 bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez

 özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

 iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

 iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

 eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın 47668_165209316848233_150008625034969_266992_7847089_n.jpg

 O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

 kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...

 özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...

 hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

 O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,

 vuslat sehere denkse... 38961_454906826302_178601311302_6792711_4900968_n.jpg

 gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;

 bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...

 uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

 dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

 bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...

 Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,

 sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

 ...o halde bugün sizin gününüz!.. 56186889098.jpg

 "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

 
 
 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

------------------ SEVMEK.................................

SEVMEKKKKKKKKKKKKK.........................................................























 
 
SOFİA0034.JPG 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

------------------------- BEBEK.......-----------------------------


G
enç kadın, bebeğin güzelliği karşısında
büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri,
kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla
bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar
gördüğü en cana yakın kız çocuğuydu.
Onun ipek yanaklarını daya doya öpmek ve
cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde :
"Dokunma bana ..." diye bir ses duydu.
"Beni okşamaya hakkın yok senin..."
Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı.
Bebekle kendisinden başka içerde kimse yoktu.
Aynı sesi tekrar duyduğunda bebeğe döndü.
Aman Allahım!.. Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen
konuşan oydu. "Bana yaklaşmanı istemiyorum"
diye devam etti. "Hemen uzaklaş benden..."
Kadın, biraz olsun kendini toplayarak :
"Çocuklarımız hep erkek oluyor" dedi.
"Onlar da güzel ama kız çocukları başka.
Bu yüzden seni öpmek istedim."
"Beni öpemezsin" diye ağlamaya başladı bebek.
"Benim de seni öpemeyeceğim gibi..."
"Neden ?" diye sordu kadın."Neden öpemezsin ki ?"
Bebek, hıçkırıklara boğulurken :
"Bunun sebebini bilmen gerekir" dedi.
"Düşünürsen mutlaka bulacaksın..." Kadın, neler olup
bittiğini hatırlamak üzereyken kendine geldi.
Özel bir hastanenin en lüks odasında yatıyor
ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu.
Aile dostları olan tanınmış doktor,
odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini
vazodan çıkartıp kadına uzatırken :
"Geçmiş olsun hanımefendi" dedi.
"Başarılı bir kürtajdı doğrusu.
Ha..! Sahi, "kız"mış aldırdığınız bebek
."Agliyor   


 
 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

--------------------SİZ DEĞERLİSİNİZ......................


mavi-kurdela.jpg
.............MAVİ  KURDELE......... 
 

New York'ta yasayan bir öğretmen, Lise son sınıfındaki öğrencilerinin "diğer   insanlardan farklı özelliklerini" vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir. California Del Mar'dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle"Siz çok önemlisiniz" yazılı birer mavi kurdele verdi.Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi. Öğrenciler, daha sonra sonuçları takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi.Çocuklardan biri, gelecekteki kariyer çalışmaları için kendisine yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti. Ardından, iki tane daha kurdele vermiş ve ; "Sınıfça bu konuda bir projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara ekstra kurdele de verin. Böylece onlarda bu projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra, lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin" diye rica etti. O gün üst yönetici, süratsiz biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronun odasına girdi ve onun "iş dünyasında bir deha olduğundan ötürü" onu takdir edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdeleyi yakasına takması için izin verip vermeyeceğini sordu? Şaşkına dönen patron ; " Tabi ki " şeklinde cevap verdi.Yönetici de mavi kurdeleyi, patronun tam kalbinin üstüne, ceketine iliştirdi.Ekstra kurdeleyi verirken de ; "Bana bir iyilik yapar misiniz?... Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz?...Bunu bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece "bunun, insanları nasıl etkilediğini belirleyeceklermiş..." Dedi... O gece patron evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu. "Bugün inanılmaz bir şey oldu" dedi."Ofisteydim. Üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi, bana hayran olduğunu söyleyip, "iş dünyasında bu kadar basarili olduğum için" göğsüme bu kurdeleyi iliştirdi...Bir hayal etmeğe çalış... Benim bir dahi olduğumu düşünüyor..."Siz çok önemlisiniz" yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne takti.Bana ekstra bir kurdele verdi ve onurlandıracak başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin...Ben "seni" onurlandırmak istiyorum. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum... Oysa bu gece bir şekilde buraya oturup, sana benim için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun."Seni seviyorum" diye devam etti... Şaşkına dönen çocuk simdi ağlamaya başlamıştı...Bütün vücudu titriyordu...Basını kaldırdı, gözleri yas içinde olarak babasına baktı, ve : "Yarin intihar edecektim" baba, dedi..."Baba, ben senin... çünkü ben senin... beni hiç sevmediğini... beni hiç önemsemediğini düşünüyordum... Ama artık her şey çok farklı.Sen baba, su an... oğlunun hayatini kurtardın!..."
Sizin de sevginizi duymak, hissetmek isteyen insanların var olduğunu sakın unutmayın...

HEPINIZE YETECEK KADAR KURDELA VAR. SIZLER BULUNMAZ ARKADASLARSINIZ.
Bu yazıda benim size vermiş olduğum ek mavi kurdeledir.

 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

_________SEVGİSİZ......__________________

papatya.jpg

Sevgisiz insan, bir gün şans eseri bir çiçek
bahçesinde bulmuş kendini, bahçedeki
çiçekleri hiç düşünmeden ilerlemiş bir süre.
Bir düzlüğün ortasında mola vermiş bir ara.
Etrafına bakmış bir süre, hiç bir çiçek
bir şey ifade etmemiş ona. Sonradan yıkılan
bir ağaç görmüş ve onun yanında bir papatya.
Papatya kendinden emin, o köşede yıkılan
ağacın yanında çıkan rüzgara göğüs geriyormuş.
Papatya o kadar güzelmiş ki...Sevgisiz insan
sevgiyi tanımış.a0561563a6ea0c15be04a0a98b51013a.jpg Buna şaşırmış. Alışamamış,
ne yapması gerektiğini bilememiş. Pek tabii
bildiğini sanmış... Papatyayı sevmiş, okşamış,
rüzgar ona zarar vermesin diye araya girmiş
oturmuş... Papatya bir süre tekrar dikleşmiş.
daisybyituxuj8.jpgPapatyanın zarar görmesinden öylesine
korkuyormuş ki, böylesi bir güzelliğin sonsuza
dek sürmesini, o kadar çok istiyormuş ki...
Papatyanın, ellerine dokunduğu her an, onu
hissettiği her an kendini dünyanın en mutlu b-405634-papatya_.jpg
insanı hissediyormuş... Sevgiyi öğrenen adam,
gerek papatyayı korumak için gerekse ona olan
doyumsuzluğundan dolayı papatyayı koparmayı
ve yanına almayı istemiş. Onu bu bahçeden
koparmak ona çok doğru gelmiş çünkü, onu
yanında hep koruyabilecek, sevebilecekmiş.
Papatyayı hiç düşünmeden çekmiş,
koparmaya çalışmış, papatya buna direnmiş,
direnmiş. Seven adam anlayamamış
bu direnci, daha da güçle yüklenmiş papatyaya.
Aklı o zaman neredeymiş, kim bilir...
Papatya gün geçtikçe solmuş, solmuş...daisybysardonicvioletlm7.jpg
Adamın gölgesi onu öyle bir kapıyormuş ki,
soluk almasını engelliyormuş. İşin garibi
adam bunu görsede anlayamıyormuş,
papatya soldukça üzerine daha çok titriyor,
iyice kapıyormuş güneşini. Sevmeyi yanlış
öğrenen adam, en sonunda dayanamamış
ve papatyayı tüm gücüyle kendine çekmiş.
Tüm dünyaya ne mutlu.. Ve o salak adama
ne mutlu ki, papatya herşeye rağmen
direnebilmiş gücü kalmasa da. Ama bu
direniş o kadar büyük bir güç gerektirmiş ki,
o herşeyden çok sevdiği papatya boynu bükük
kalmış...daisybykatosuuj5.jpg Seven adam işte o noktada her şeyi
görmüş ve anlamış, yaptığının acısı ona
öyle bir koymuş ki, sendeleyip yere düşmüş.
Hayatında tanımadığı acıyı çekmiş adam.
Hayatta kendini ilk defa haksız, ilk defa
bencil, ilk defa küçük hissetmiş. Ağlamak
para etmezmiş, üzülmekte. Güneş de
hemen fayda etmezmiş papatyaya.
Sevmiş adam, bir çiçeğe nasıl davranması
gerektiğini görmüş gözündeki perdeler
kalkınca... Ağlayarak çiçeğin yanında durmuş,
rüzgara karşı kendini siper etmiş yine ama
çiçeği ne koparmaya çalışmış bir daha, ne de
üzerinde gölge etmeye... b-405634-papatya_.jpgPapatya, tekrar mutlu
bir şekilde bütün asilliğiyle ve gücüyle dimdik
ayakta durana kadar bekleyecekmiş öylece,
yakınında olacakmış çünkü, çiçeğin ona ihtiyacı
olacağı bir zaman olursa o da o anda çiçeğinin,
papatyasının yanında olacakmış. Seven adam,
papatya onu bir daha hiç sevmese bile, onu
sonsuza dek sevecekmiş, çiçek isterse uzakta,
çiçek isterse yakında... Çünkü seven adam için
değerli olan tek şey varmış, o da çayırda
tek başına ayakta durmaya çalışan eşi benzeri
olmayan güzellikteki o tek papatya.
papatyaMÖ.jpg
 
 
 
 
 
 
 
 
 HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...
HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....


 
 
 
 
 
İLETİLERİM ALINTIDIR..EMEGİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜRLER.......
♥ SOFIA ♥
  






        

İzleyiciler

Blogger tarafından desteklenmektedir.